Göz Çevresi Niçin Yaşlanır?
Vücudumuzda yaşlanmanın ilk belirtilerinin gözlendiği bölge yüzümüzdür. Yüzde en erken yaşlanma belirtileri göz çevresi ve yüz merkezinde gözlenmektedir. Göz çevresi doku kemik üzerini örten kaslar, ligamanlar, yağ doku, damar ve sinirlerden oluşmaktadır. Bu bölgenin yaşlanması kemik dokunun değişmesi, yer çekimi ile dokuların yer değiştirmesi, yağ atrofisi ve deri yapısının bozulması gibi birçok faktöre bağlıdır. Güneş hasarı, sigara ve alkol kullanımı, eşlik eden sistemik hastalıklar, kilo alıp verme ve kullanılan ilaçlar deri ve altındaki dokularda yaşlanmayı hızlandırmaktadır.
Göz Çevresinde Yaşlanma Belirtileri Nelerdir?
Yaşlanma ile birlikte yüzde derideki ilk belirtiler kaş dış bölgelerinde ve üst göz kapaklarında sarkma şeklinde görülmektedir. Bu durum ilerledikçe görme alanının dış yan taraftan daralmasına neden olmaktadır. 40’lı yaşlara gelindiğinde kaz ayağı bölgesinde ince kırışıklıklar ve göz yaşı oluğunun belirginleştiği görülmektedir. Deri elastisitesinin bozulması ile bu bölgede pigmentasyon değişiklikleri ve kırışıklıklarda belirginleşme artmaktadır. Yine gözümüzü çevreleyen deri altı yağ tabakasının incelmesi altından geçen damarların dışardan belirginliğinin artmasına ve göz çevresinde mavimsi bir renk tonunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. 50’li yaşlara gelindiğinde göz çevresi bağ dokunun gevşemesi alttaki yağ pedlerinin dışarı fıtıklaşması nedeniyle göz altı torbalanmalarına yol açmaktadır. Yanak bölgesindeki yağ pedlerinin yer çekimi ile aşağı doğru yer değiştirmesi orta yüzde hacim kaybı ve alt göz kapağında daha sarkık bir görünüme, yorgun ve yaşlanmış bir yüz ifadesi görünümüne neden olur. Yaşlanmaya ile ortaya çıkan bir diğer problem de göz çevresinde ortaya çıkan pigmentasyon artışıdır. Sebebi hem derideki pigmantasyon ve gevşeme hem de derideki incelmenin neden olduğu alttaki kan damarlarının görünürlüğünün artmasıdır. Göz altı morluklar kadınlarda menstüriyel dönem ve hormonal değişikliklerle artabilir. Yine hormonal nedenlerle tetiklenen melazma ve yaşlılık lekeleri de göz kapağında koyu renk değişikliğine neden olmaktadır.
Göz Çevresi Yaşlanmasını Neler Artırır?
Göz çevresinde yaşlanma belirtilerini genetik özelliklerimiz ve yaş almanın neden olduğu deri ve deri altı dokularımızda meydana gelen değişiklikler dışında bazı dış faktörler de artırmaktadır. Bunlardan en başta gelen güneş maruziyetidir. Güneş hem kırışıklık ve kuruluğa neden olurken, hem de deride gevşeme, pigmentasyon artışı ve kılcal damarlarda belirginleşmeye neden olur. Sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımının erken yaşlanmaya sebep olduğu gösterilmiştir. Kırışıklıkların erken yaşta ortaya çıkması, deride grimsi renk değişimine neden olur. Ayrıca deride serbest radikal oluşumuna neden olup hücrelerde toksik etki oluşturur. Mevsimsel değişiklikler, irritan ve egzamalar da göz çevresinde pigmentasyon artışına neden olmaktadır. Bunun dışında glokom tedavisinde kullanılan ilaçlar, uyku düzensizlikleri, stres, aşırı alkol tüketimi de göz çevresi pigmentasyon artışını tetiklemektedir.
Göz Çevresi Gençleştirmede Hangi Yöntemler Kullanılmaktadır?
Günümüzde göz çevresi gençleştirme için birçok yaşlanma karşıtı yöntem kullanılmaktadır. Bu amaçla kullanılabilecek kozmetik ürünler dışında kimyasal peelingler, dermabrazyon, enerji bazlı cihazlar (lazer, ultrasound, radyofrekans), botulinum toksin ve enjektabl hyaluronik asit dolgular, mezoterapiler ve cerrahi bulunmaktadır.
Kimyasal peelingler salisilik asit, glikolik asit, trikloroasetik asit, Jessner solüsyonu, fenol içeriklerine göre çeşitlendirilmektedir. Yüzeyel soyma amaçlı kullanılan peelingler yüzeyel izler, fotoyaşlanma ve pigment bozukluklarında tercih edilmektedir. Orta derinlikte soyma için kullanılan peelingler fotoyaşlanma yanında kırışıklıkların erken dönemlerinde faydalıdır. Derin soyma yapan peelingler ise fotoyaşlanma yanında derin ve kronik kırışıklıkların giderilmesinde kullanılır.
Göz çevresinin gençleştirilmesinde lazerler en sık kullanılan ve popüler yöntemdir. Farklı dalga boylarına göre dokudaki farklı yapıları ve derinlikleri hedef alan birçok lazer çeşidi bulunmaktadır. Ablatif olmayan lazerler derinin epidermis tabakasında herhangi bir kabuklanma olmaksızın hızlı iyileşme olanağı sağlar. Ablatif lazerler ise dokuda buharlaşma ve ısınma ile kollajende sıkılaşma ve yeniden kollajen üretiminin uyarılmasına neden olurlar. Radyofrekans cihazları da ablatif olmayan lazerler gibi etki eder ancak daha hızlı sonuç verirler.
Dolgular yaşla birlikte göz çevresi ligamanlarının gevşemesi nedeniyle derinleşen göz yaşı oluğu, kaş ve üst göz kapağındaki hacim eksikliklerinin tedavisinde sıklıkla kullanılır ve daha genç ve sağlıklı bir görünüme neden olur. Botoks kaz ayağındaki çizgilenmeleri ortadan kaldırmak, kaş şekillendirmek ve üst göz kapağını kaldırmak amacıyla kullanılabilir. Etkisi yaklaşık 6 aya kadar devam edebilmektedir. Göz çevresine cerrahi yaklaşımda ise üst ve alt göz kapağı cerrahileri, kaş kaldırma, otolog yağ transferi ile bölgedeki hacim kayıplarının karşılanması yer almaktadır.
Lazerle Göz Çevresi Gençleştirme Nasıl Yapılmaktadır?
Tüm yüz uygulamayı kabul etmeyen hastalarda sadece göz çevresi gençleştirme uygulanabilir. Bu uygulama ile göz çevresindeki kaz ayağı çizgilerinin düzeltilmesi amaçlanmaktadır. Bir Er:YAG lazer olan Fotona lazer ile birkaç basamakta mevcut kollajenin yeniden yapılanması ve yeni kollajen sentezinin uyarılması ile deride sıkılaşma sağlanmaktadır. İşlem öncesi topikal anestezik krem uygulanır. İşlem yaklaşık 10-15 dk sürmektedir. Seans aralıkları 3 haftadır. Toplam 3-4 seans uygulanmaktadır. Hastanın yaşı ve derinin durumuna göre yıllık idame tedavisi gerekebilir.




