Ksantalezmalar derideki iyi sınırlı, sarımsı renkli yağ birikimleridir. Daha çok göz kapaklarının iç taraflarına yakın ve simetrik olarak yerleşirler. Bazen bir tane olabildikleri gibi çok sayıda da olabilirler. İyi huylu lezyonlar olmalarına rağmen kozmetik olarak oldukça rahatsız edici bir görüntüleri vardır. Hastaların yaklaşık yarısında kan yağlarıyla ilgili bozukluk mevcuttur. Yine diyabet, hipotiroidizm, yağlı beslenme, aşırı alkol tüketimi ve kilo alımı durumlarında da görülebilir. Bunun dışında kan yağları normal insanlarda da ortaya çıkabilir. Sıklıkla 35-55 yaş arasında görülür. Ksantalezma bir kere oluştuktan sonra kendi kendine kaybolmaz ve zamanla boyutu ve sayısı artabilir. Çoğu kişide beraberinde kan yağı seviyeleri yüksek saptandığından serum kan yağları, karaciğer testleri, tiroid fonksiyon testleri ve açlık kan şekerine bakılmalıdır.
Ksantalezma tedavisinde öncelikle yaşam tarzı değişiklikleri, kan yağlarını düşürücü ilaç kullanımı ve yağda fakir beslenme önerilir. Kozmetik kaygısı olan kişilerde cerrahi, kriyoterapi, elektrokoterizasyon ve lazer tedavileri ile ksantalezmalar temizlenebilmektedir. Doku kaybı ve hasarı lazerler ile daha düşük olduğundan günümüzde lazerler daha çok önerilmektedir. Ksantalezma tedavisinde en sık kullanılan lazerler fraksiyonel Er:YAG ve fraksiyonel CO2 lazerlerdir. Er:YAG lazer ile ksantalezma tedavisi öncesi bölgeye lokal anestezi uygulanmaktadır. İşlem ağrısız bir şekilde yaklaşık 10 dakikada yapılmaktadır. İşlem sonrası bölgeye antibiyotikli krem sürülmekte ve hastaya da evde devam etmesi önerilmektedir. 24-48 saat işelm bölgesinde kızarıklık ve şişlik görülebilir. Sonrasında işlem yerinde yara kabuğu gelişmektedir. Kabuklu dönemde dekspantenol içeren yara kremleri ile tedaviye devam edilmesi önerilir. Göz kapağı kanlanması iyi bir bölge olduğu için yara iyileşmesi çabuk olmaktadır




